ciddiyetle

adv. in earnest
* * *
earnestly

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • rol — is., lü, sin., tiy., Fr. rôle 1) Bir kişiliği canlandıran oyuncunun söylemesi ve yapması gereken hareketlerin genel adı 2) mec. Bir işte bir kimse veya şeyin üstüne düşen görev Ev kadını rolünü çok ciddiyetle ele almıştım. H. E. Adıvar 3) mec.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lafı sulandırmak — bir konu üzerinde ciddiyetle durup konuşurken araya ilgisiz, anlamsız veya tutarsız boş laf katmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CİDD — Çalışmak. Ciddiyetle yapmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUVAKKARAN — Vakarla, ciddiyetle, ağırbaşlılıkla. * Ağırlanmış, saygı gösterilmiş olarak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TA'KİB — Gözlemek. * Yolunda gitmek. * Peşinden yürümek. * Suçlunun suçunu araştırmak. * Bir kimsenin aynı senede yine gazaya gitmesi. * Bir şeyi ciddiyetle istemek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.